3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü
3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü

                                                                                          “TEK SAĞLIK”

Tabiatta patojenler (bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar ve prion proteinleri) insan, hayvan ve bitkilere meydan okurlar ve hastalıklara yol açarlar. Hastalıklar emerging (yeni ortaya çıkan) ve/veya re-emerging (yeniden önem kazanan) olarak ortaya çıkarlar. Sporodik, endemik, epidemik ve pandemik seyir gösterebilirler, dolayısıyla büyük ekonomik kayıplara yol açabilirler.

TEK SAĞLIK; insanlar, hayvanlar, bitkiler ve ortak çevreleri (kendi kendini yenileyebilen EKOSİSTEM) arasındaki doğal bağlantıyı kabul ederek OPTİMAL sağlığı esas alır. Buna ulaşmak için de yerel, bölgesel, ulusal ve küresel düzeylerde çok sektörlü ve disiplinler arası işbirliğini gerekli görür. Esasen tek sağlık konak-patojen ilişkisinde fonksiyonellik ve verimlilik temelli sürü sağlığının tesisini amaçlar. Bugün gelinen noktada bu yaklaşım, ikili uluslararası kuruluşlar tarafından [(Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH, OIE)] 2022-2027 yılları arasında beş yıllık süreç için eylem basamağına ulaştırılması istenmiştir. Ülkemizde de bu konuda önemli yapısal gelişmelere zaruri ihtiyaç vardır.

Bu konuda şunları söylemek istiyoruz:

  1. Tek Sağlık kültür basamağına ulaştırmalı, ulusal çekirdek eğitim planlarında yer almalı ve Fakültelerin ders müfredatlarına konulmalıdır.
  2. Daha ileri çalışmalar ve araştırmalar için Türkiye’de “TEK SAĞLIK ENSTİTÜSÜ” kurulmalıdır.
  3. Tek Sağlık, ölümcül salgınlara mücadelede antibiyotik direncine karşı hayati önem taşıyan bütünleştirici bir yaklaşımı gerektirir.
  4. Bulaşıcı patojenlerin yaklaşık %80’i zoonotik karakterlidir. Bunun için sorumlu disiplinlerin profesyonelleri sadece kendi önündeki hastasını düşünmemeli ve arka bahçesinin ötesine de bakabilmelidir.
  5. Üniversitelerin stratejik planlarına kadar girmiş olan “Tek Sağlık” kavramı ile küresel hareketlilik arasındaki organik ilişki dikkate alınmalıdır. Küresel ticaretin patojenlerin uluslararası yayılmasının temel faktörü olduğu unutulmamalıdır (Uzay çöplüğü bakterileri dahil).
  6. Yakın zamanda Robert Koch Enstitüsünde yapılan bir çalışmada, 59 ülkede 136 hava limanında 400 kapı kolundan alınan örneklerin analizinde ithal birçok patojen bulunmuştur. Örneğin Paris’te bulunan dirençli bir bakteri Hindistan’da da bulunan suçla birebir eşleşmiştir. Bu bulgu çok önemli ve bir o kadar da korkutucudur. Çünkü bu tür dirençli canavar bakterilere karşı elimizde etkili antibiyotikler mevcut değildir.
  7. Antibiyotik direnci Tek Sağlık yaklaşımının poster çocuğudur. Bakteriler insan, hayvan ve çevre arasında genetik materyal alışverişi yaparak dirençli formlara dönüşebilme özellikleri nedeniyle, bakteriyel hastalıklar, korunma ve tedavileri disiplinler arası işbirliği gerektirir. Bunun için Avrupa Parlementosu ve Avrupa Konseyi çok önemli kısıtlamalar getirmiştir. Bu kısıtlamaları eksiksiz uygulamak gerekir.
  8. Bu kapsamda Avrupa’da Veteriner Hekimler 2008-2017 yılları arasında antibiyotik kullanımında %50’lik azalma sağlamışlardır. Aynı dönemde beşeri hastanelerinde antibiyotik kullanımında ise %16’lık artış olmuştur. Bu noktaya odaklanmak gerekir.
  9. İnsan Tıbbının veteriner hekimliğindeki bilgi birikiminden, tecrübelerden ve başarılardan yararlanması önemlidir.
  10. Örneğin İsviçre’de Kasım 2018’de antibiyotik dirençlilik raporu (STAR) yayınlanmıştır. Bu raporda insan hekimliği ile veteriner hekimliğinin analizi yapılmıştır. Bu çalışma kendi alanında yapılan ilk ve tek çalışmadır.
  11. Tek Sağlık kavramı ile kanser vakaları arasındaki ilişkinin de incelenmesi önemlidir. Tümörler sadece insanlarda değil hayvanlarda da görülmesi nedeniyle tümörlerin teşhisi, tedavisi ve önlenmesi noktalarında ortak stratejilerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.
  12. Bulaşıcı hastalıkları ve AMR’nin dışındaki önemli konular arasında iklim değişikliği ve çevresel zararlarıdır. Lancet dergisinde yayınlanan bir makalede Hindistan’da hava kirliliği yüzünden 2017 yılında bir milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği bildirilmiştir.
  13. Yukarıda kısaca verilen örneklerden hareketle her ülke, belki de her sağlık kuruluşu ve her üniversite 2022-2027 arasındaki 5 yıllık dönem için tek sağlık alanında önemli işler yapmalıdır.
  14. Geçmişte daha çok görünen ancak aşılama yöntemleriyle kontrol altına alınmış bazı hastalıkları (örneğin Kuduz gibi) unutmamalıyız. Bu hastalıkların kontrolünde veteriner hekimler ile beşeri hekimler sıkı işbirliklerini her daim yüksek tutmalıdırlar.
  15. Tek Sağlık ve ilaç endüstrisi ilişkisi: Büyük ilaç firmaları daha çok beşeri ilaçlara ağırlık vermekte olup, veteriner ilaç endüstrisine fazlaca yatırım yapmaktan kaçınmaktadırlar. Dolayısıyla “Tek Sağlık”a yatırım yapacak beşeri ve veteriner ilaç endüstrisine teşviklerin (örneğin bu alanda çalışmalar yapılan ilaç firmalarına kısmi vergi muafiyeti sağlanması) verilmesi önem arz etmektedir.

İşaret edilen gelişme noktalarında sağlanacak köklü ve etkili kazanımlarımız geleceğimizi belirleyecektir.

Prof. Dr. Murat KANBUR

Dekan Yardımcısı